Dünya üstünde yoktur ki er yada geç özellikle her kadın
ın başına bela olacak olan cilt problemi Selülit. Durum böyle olunca
selülitlerden kurtulmak için başvurulan yöntemler her geçen gün artarak
çoğalıyor. Kimyasal çözümler olduğu gibi selülitlere bitkisel çözümlerde sunan
tıbbi yayınların olduğunu söylemek isteriz. Sonuçta bir sağlık sorunu olan
selülit görüntüsü önüne geçilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarını da
beraberinde getiriyor maalesef.
Eğer şimdiye kadar “ selülitlerimden nasıl kurtulurum “
sorusunu sormadıysanız şanslı olduğunuzu bilin deriz. Ancak gene de gelecekte
karşılaşma ihtimaliniz yüksek olan selülitlerle baş etme çözümlerini şimdiden
incelemenizi tavsiye ederiz.
Öncelikle selülitin oluşma sebebini iyi anlamak gerekli.
Selülit, deri altı altındaki kan dolaşım bozukluğundan kaynaklı olarak
özellikle basen bölgelerinde oluşan cildin sanki portakal kabuğu görüntüsüne
deniyor. Selülit ne zaman ortaya çıkar ve selülit tedavisi nasıl olmalı diye sorarsanız, öncelikle kadınların
hormanal değişikliklerinin olduğu dönemlerde yani menapoz, hamilelik ve
ergenlik dönemlerinde daha sıklıkla karşılaşılan bir durum. Daha sıklıkla dedik
çünkü tüm bu durumlar olmadan da genetik yatkınlık hallerinde de selülit yapısı
oluşabilir.
Selülite sebep olan durumlar
Hormanal
değişiklikler
Genetik
yatkınlık
Metabolizma
hızı
Dolaşım
Sistemi
Sindirim
sistemi sorunları
Doğum
kontrol hapları
Hormon
ilaçları
Stres
Sigara
Alkol
tüketimi
Sıklıkla bölgesel olan selülit, kilolu, zayıf, balık
etli, uzun, kısa her yaştaki erişkin kadında görülebiliyor. Selülit nadiren
erkeklerde de oluşuyor, ancak kadınlarda daha büyük sorun olması, östrojen
hormon düzeyinin onlarda daha fazla olmasıyla ilgili. Selülitin tek nedeni
östrojen değil; başka tetikleyiciler de var. Sigara damarların en büyük
düşmanı. Güçlü bir damar daraltıcı özelliğe sahip olan sigara, cildin yeterince
beslenmesini engelleyerek selülite neden oluyor. Hareketsiz yaşam biçimi, sürekli
bacak bacak üstüne atarak oturmak, çok dar pantolon ve diz altı çorap giymek de
dolaşım sistemini ve lenf sisteminin düzenli çalışmasını engelleyerek selülite
yol açabiliyor. Bunlar, kişinin yaşam tarzı ve alışkanlıklarına bağlı etkenler.
Ancak selülitin, kan dolaşımındaki bozukluklar, ailesel yatkınlıklar ve
hormonal etkenler gibi elimizde olmayan nedenleri de var. Beslenme ve yaşam
biçimi sağlıklı bir şekle dönüştürüldüğünde, selüliti azaltacak yoğun
tedavilere genellikle gerek kalmıyor.
Selüliti önlemek ve selülitten korunma için ilk alınacak önlem, sigarayı
bırakmak. Düzenli spor yapmak yalnızca genel vücut sağlığı için değil, selüliti
önlemek için de çok önemli. Günde 30-60 dakika yapılan yürüyüş, bisiklete
binmek veya merdiven inip çıkmak kan dolaşımını düzenleyerek selülit oluşumunu
engelliyor. Yalnızca kilo vererek selülitten kurtulmak mümkün değil. Beslenme
alışkanlığını değiştirip, bilinçli beslenmeye geçmek önemli. Beslenme ne kadar
tek yönlü olursa, selülit de o kadar çabuk oluşuyor. Özellikle fast food ve
hazır yemekler dokuları kötü yönde etkiliyor. Hayvansal yağlar, fazla şeker ve
tuz da oldukça zararlı. Bunlar yağ hücrelerini şişiriyor, dokularda su
birikmesine yol açıyor ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyor. Günlük
beslenme programında tuz, şeker ve yağdan fakir, sebze ve meyvelerden zengin
bir diyet kan dolaşımını artırıp bağırsakların düzenli çalışmasını sağlıyor. A
ve C vitamini alımını artırmanın selüliti azalttığı düşünülüyor. Bu nedenle,
mutlaka günlük meyve tüketimine özen göstermek gerekiyor. Bol lifli gıdalar ve
çinko alımı da selüliti engelliyor. Selülit önlemekte bol su içmek de önemli.
Su, idrar oluşumunu artırarak vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlıyor.
Alınacak önlemler
- Günde en 2,5 litre su içilmeli.
- Rafine şekerlerden uzak durulmalı ve günlük tuz
tüketimi azaltılmalı.
- Yemeklerde kullanılan yağ miktarı azaltılmalı.
- Alkol, sigara, koyu çay-kahve ve gazlı içeçek tüketimi
minimuma indirilmeli.
- Yemekleri pişirirken kızartma yerine haşlama ya da
buğulama yöntemi tercih edilmeli.
- Mümkün olduğunca mevsiminde ürünler tüketmeye özen
göstermeli, dondurulmuş ve konserve ürünlerden kaçınılmalı.
- Metabolizmanın düzenli çalışması için öğün atlamamaya
özen gösterilmeli.
- Çok sık kilo alıp vermekten kaçınılmalı.
- Günlük alınan posa miktarı artırılmalı, posanın en iyi
kaynakları sebze, meyve ve kurubaklagiller mutlaka beslenme sisteminin
içerisinde yer almalı.
- Unutulmamalıdır ki güzellik her kadının hakkıdır. . .!


Yorumlar
Yorum Gönder